papatyalar fısıldamalı önce kulağınıza “bahar geldi hey! uyan hadi…!” diye
gerisi gelir sonra. güneş pırıldar zaten o zaman sabırsız ve çoşkuyla, ne poyraz kalır iliklerini donduran insanın ne de bulutlar kapkara. sıcacık sarıverir insanın bedenini güneş, bir örümcek ağının yüzüne yapışması gibi. sevdiğinin gözleri deniz olur, okyanus olur. boğulmaya razı olursun rengi ne olursa olsun o denizde. el sallarsın geride kalanlara. boğulursun sevinçle…
baharın gelmesi için güneş mi açmalı? Poyraz mı durmalı? Yoksa sevdiğinin gözlerinin içine mi bakmalı?
papatyalar fısıldamalı önce kulağınıza “bahar geldi hey! uyan hadi…!” diye
gerisi gelir sonra. güneş pırıldar zaten o zaman sabırsız ve çoşkuyla, ne poyraz kalır iliklerini donduran insanın ne de bulutlar kapkara. sıcacık sarıverir insanın bedenini güneş, bir örümcek ağının yüzüne yapışması gibi. sevdiğinin gözleri deniz olur, okyanus olur. boğulmaya razı olursun rengi ne olursa olsun o denizde. el sallarsın geride kalanlara. boğulursun sevinçle…